Türkçe English

Horlama ve Uyku Apnesi nedir?

 

Horlama, uyku sırasında hava akımı boğazınızda serbestçe geçemediği zaman oluşur. Horlama çevrenizi rahatsız ederek, bir sosyal sorun olabileceği gibi uykuda solunum durması hastalığının (uyku apnesi) işareti de olabilir. Uykuda solunum durması hastalığında, uyku sırasında boğazda oluşan blokaj sonrası solunumda durmalar meydana gelir. Solunumdaki durmalar kısa süreli olur ve uykuda daha sonra hatırlanmayan uyanmalarla sonuçlanır. Bunun sonucunda da:

  • Gün boyu uykulu hissetme
  • Uykuyu almadan uyanmaya
  • Sabah baş ağrılarına
  • Araba kullanırken, işte, TV seyrederken uykuya dalmaya
  • Sinirlilik
  • Dikkat dağınıklığı, Hafıza ve konsantrasyon bozukluklarına
  • Yüksek tansiyon ve kalp rahatsızlıklarına neden olurlar
  • Horlama ve uyku apnesi tedavi edilebilir hastalıklardır. Hayat tarzını değiştirmek, tıbbi cihazlar ve cerrahi müdahaleler tedavi seçenekleri arasındadır. Horlamayı veya uyku apnesi hastalığını tedavi etmek; hem uyurken çevrenizi rahatsız etmenizi engeller hem de sağlıklı bir yaşam sağlar.

Uyku sırasında solunum

Solunum yapıldığında hava boğazınızdan geçerek akciğerlere ulaşır. Hava boğazdayken yumuşak, hareket edebilen yapılar içinden geçer. Bu yapılar yumuşak damak, küçük dil, bademcikler ve dildir. Uyanıkken bu yapılar etraflarını saran kaslar tarafından gergin tutulur ve hava yolu açıktır. Uykuda kaslar daha gevşektir fakat hava yolu yine de açık tutulur. Eğer boğazdaki yapılar çok irileşmişse ya da kaslar uykuda normalden fazla gevşerse, hava yolu kısmen bloke olur. Solunan hava bu daralmış bölgeden geçerken boğazda ki dokuları özelliklede küçük dil bölgesini titreştirir ve horlama sesinin çıkmasına neden olur.

Boğazı oluşturan yapılar hava pasajını tamamen bloke ederse, hava akımı durur. Bu duruma “apne“denir. Apne devam ettikçe vücuttaki oksijen miktarı düşer, beyin uyanmayı sağlayarak kasların tekrar gerilmesini gerçekleştirir ve hava yolu açılır. Bu olaylar zinciri gece boyunca devam eder ve uyanınca hatırlanmayan uyuyup uyanmalara neden olur.

Burun tıkanıklığına neden olan kıkırdak eğrilikleri veya burun etleri de horlamaya ve hatta apnelere neden olabilirler. Soğuk algınlığı, alerji, sigara dumanı burun içindeki dokuların şişmesine neden olarak burun tıkanıklığına katkıda bulunabilirler.

Değerlendirme;

Eğer horlama size ve çevrenizdekilere rahatsızlık veriyorsa, bir doktor tarafından değerlendirilmeniz faydalı olabilir. Bu değerlendirme de horlamanın nedenleri 

araştırılır, gerekirse tedaviniz planlanır. Tıbbi sorgulamanız yapılarak, uykuda solunum bozukluklarına neden olan faktörler araştırılır. Alışkanlıklarınız, ailenizin ve sizin diğer sağlık sorunlarınız sorgulanır, sizinle aynı evi paylaşan kişilerin de sorgulanması faydalıdır. Eğer yalnız yaşıyorsanız uyku esnasındaki video, ses  kayıtları yardımcı olabilir.

 

Ne gibi sorular sorarız;

  • Ne sıklıkta ve ne şiddette horladığınız
  • Uykuda nefesinizin durup durmadığı
  • Uyku pozisyonunuz
  • Sigara ve alkol alışkanlıklarınız
  • Kullandığınız ilaçlar
  • Uyku ve uykuya dalma süreniz
  • Burun tıkanıklığı
  • Gün içinde yorgunluk ve istemsiz uyuklamalar yaşayıp yaşamadığınız sorulur.

 

Fizik muayeneniz yapılarak boğazınız ve burnunuz hava yolunu bloke edecek nedenleri saptamak için incelenir. Kan basıncınız, kilonuz ölçülür. Uyku çalışması uyku apnelerinin teşhisini koymak için gereklidir. Değerlendirme sonunda  gerekli görürse, uyku çalışması yapılmasını isteyebilir.

Uyku çalışması herhangi bir risk taşımayan, güvenilir bir yöntemdir, gece boyunca uyku sırasında kayıtlar yapılır. Uyku çalışmaları, hastanede veya evde yapılabilir. Hastanede yapılan uyku çalışmalarında bir teknisyen gözetiminde, akciğer, kalp, beyin fonksiyonları, kanda ki oksijen seviyesi, solunum fonksiyonları sensörler yardımıyla kayıt edilir. Eğer ciddi apne nöbetleri saptanırsa teknisyen basınçlı hava verilmesini sağlayan bir aygıt uygulayarak testlere devam edebilir.

Evde yapılan uyku çalışmalarında ise hastanın kayıtları üzerinde taşıdığı bir kayıt cihazı tarafından yapılır. Uyku çalışmasının sonucu,  uykudaki solunum problemleriniz hakkında önemli bilgiler verir ve tedavinizin planlanması bu bilgiler ışığında yapılır.

Tedavi seçenekleri;

Horlama ve uyku apnesi çeşitli cihazlarla yada cerrahi müdahale ile tedavi edilebilir. Çeşitli alışkanlıklarınızda yapacağınız değişikler, horlamanızı ya da uyku apnelerinizi tedavi edebilir veya diğer tedavilerden daha olumlu sonuçlar alınmasını sağlar.

Tarafınızdan alınabilecek tedbirler

  • Yan yatarak uyuma: Uyku sırasında sırtüstü yerine yan yatılması, boğazınızda ki dokuların hava pasajını kapamasını yada daraltmasını azaltır.
  • Alkol ve bazı ilaçlardan uzak durmak: Alkol kullanımı, uyku hapları, sakinleştirici ilaçlar, antihistaminikler (nezle-grip ilaçları) kaslarda gevşemelere ve solunumda baskılanmaya neden olarak horlamayı ve uyku apnesi hastalığının şiddetini arttırabilirler.
  • Kilo verilmesi : Kilo vermek, horlamayı tamamen kesebilir yada en azından azaltır. Diğer tedavi yöntemlerindeki başarı şansı kilo vermeyle artar.
  • Düzenli egzersiz: Egzersiz kilo verilmesine, kasların güçlenmesine neden olur, akciğerlerin daha iyi çalışmasını sağlar.

Uyku apnesini ve şiddetli horlamayı tedavi etmek için uyku apnesinin derecesi ve bulgular önemlidir.  Ağır derecede genellikle cihazlar kullanılması önerilir. Ancak ağır apne olmasına rağmen tıkanıklık unsurları yüksek ise cerrahiler ön plana çekilebilir. Cerrahi işlemler ile bazen apne derecesi çok düşebilir. Bu durmlarda cihaza ihtiyaç kalmayabilir. Veya CPAP cihazının daha efektif kullanılmasını sağlar. Eğer cihaz kullanılacaksa  “CPAP” ''BPAP'' en sık kullanılan cihazdır. Bu cihaz hava yoluna sürekli olarak basınçlı hava verir, basınçlı hava bloke olmuş ya da daralmış hava pasajından geçerek akciğerlere ulaşır. Bu cihazın pompaladığı basınçlı hava bir maske yardımıyla burnunuza ulaştırılır. Basıncın seviyesi, uyku çalışmasındaki verilere dayanılarak tespit edilir. “CPAP” horlamayı ve uykuda nefes durması hastalığını tedavi etmez sadece uyku sırasında akciğerlere yeterli hava ulaşmasını sağlar; bu yüzden gece boyunca ve her gece kullanılmalıdır. Burun tıkanıklığı olan hastalar CPAP tedavisinden fayda göremezler. Son zamanlarda oral ağız apereyleride tedavilerin içinde yer almıştır.

Cerrahi tedaviler;

Cerrahi tedaviler 3 ana grupta incelenebilir.

  • Burun cerrahisi
  • Yumuşak damağa yönelik girişimler
  • Dil kökü ve gırtlağa yönelik girişimler

Burun tıkanıklığına yol açan kıkırdak eğrilikleri, burun etleri, poliplerin cerrahi yöntemlerle düzeltilmesi horlamanın ve apnelerin azaltılması açısından yararlıdır. Ancak orta-ileri derecede apne hastası olanlarda buruna uygulanan cerrahinin diğer yöntemlerle kombine edilmesi gereklidir.

Yumuşak damağa yönelik cerrahi girişimleri de 3 grupta inceleyebiliriz;

1. Bıçakla yapılan cerrahi UPPP(uvulapalatofaringoplasti) adını alır. Bu müdahale ile yumuşak damak, küçük dil ve bademciklerin yeniden şekillendirilmesini sağlanır. Genel anestezi altında uygulanır.

2. LAUP, Bu yöntemde yumuşak damağa müdahale lazer ile yapılır. Lazer bir nevi yakma işlemidir. Lazer bazı birimlerde yapılmakla beraber aşırı ağrı hissi, iyileşme sürecindeki uzamalar nedeniylle Günümüzde pek tercih edilmemektedir.

3. Radyofrekans cerrahisi (RFA)

Günümüzde en güvenilir yöntemlerden biri sayılır. Bu yöntemde radyofrekans enerjisi ile yumuşak damağın sertleşmesi ve gerginleşmesi sağlanır. Radyofrekan ile beraber yardımcı ek ünüteler (Procut) kullanılarak, klasik cerrahide yapılan işlemlere göre daha güvenli bir şekilde boğaz yapıları açılabilir.

Bu tür kombine kullanımlarda iyleşme süresi hem kısadır hemde riskler daha aza indirgenmiş olur. Prensip olarak ben kombine radyofrekans yöntemini kullanmaktayım. Hastanın iyleşme süresini 3/2 oranında daha kısaltmaktadır.

Benim Bu Hastalıkta Prensibim ; Tedavilerimizde uyku apnesi ve horlama şikâyetlerine sahip hastalarımızı öncelikle detaylı muayenelerini yaptıktan sonra, polisomnografi adı verilen uyku testini kendi bünyemizde yapıyoruz. Uyku testini değerlendirip hastalığın derecesine bağlı tedavi planlıyoruz. Bu genellikle hastayı takip veya cerrahi yöntem tercihi , oral apereyler veya uyku cihazı( CPAP, BPAP) ile uyuması şeklinde olabiliyor. Bu tedavi şekilleri kombine bir şekilde hastalığın durumuna göre farklılıklarda arz edebiliyor. Şayet cerrahi bir işlem yapılacaksa hastanın burunda tıkanıklığı varsa; Burun içi kıkırdak kemik yapılar düzenlenip burun hava yolunu açıyoruz.

Gene burun içi etler iri ise radyofrekans ile kesmeden kapalı bir şekilde küçültüyoruz. Boğaz veya dil bölgesinde sorun varsa, sorunun yerine göre bir veya birkaç farklı radyofrekans işlemi uygulayabiliyoruz. Radyofekans tercih etmen nedeni hem, hastanın ameliyat sonrası iyileşme süresini 3/2 oranında daha kısaltmakta olması hem de, diğer yöntemlere göre daha az ağrı olmasıdır. Radyofrekans yöntemi günümüzde en son teknoloji olarak kabul görmüştür

  * Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz. 

Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi ile ilgili sorunlarınız varsa sosyal medyada bizi takip ederek en son tedavi yöntemlerinden haberdar olabilirsiniz. İlgilendiğiniz sosyal medya hesaplarından birine tıklayabilirsiniz...